Tabelanın ne anlama geldiğini günümüzde bilmeyen yoktur. Peki ya tarihini biliyor muyuz? Ya da kaynağının ne zamana dayandığını? Bu yazıda, geçmişten günümüze tabelaların ne amaç ile kullanılıyor olduğunu ve hangi materyallerden yapıldığını belirtiyor olacağız.

İnsanın ilk var olduğu zamandaki sembolik mağara resimlerinden günümüzde parlak ve modern dijital bir şehir olan Tokyo'ya kadar olan zamanda, işaret ve semboller her zaman duyguları belirtmek, anı yakalamak ya da ürün ve hizmetlerin reklamını yapmak amacı taşımıştır.

Günümüz dünyasında genel olarak kullandığımız tabelaların temelini Romalılar ve Yunanlar atmıştır. Zemini genellikle taşlar ve kiremitlerden oluşan tabelalarda, o dönemki halkın büyük çoğunluğunun okuma-yazma bilmemesinden dolayı yazılardan daha çok görseller ve semboller kullanılmıştır. İşlenmemiş odun, deri, taş ya da metaller kullanılarak oluşturulan tabelalar, meyhaneler ve atölyeler gibi işyerlerinin hizmetlerini belirli semboller yardımı ile tasvir etmiştir. İlk zamanlarda hıristiyanlar buluşma yerlerini
haç tabelaları ile belirlerken, paganlarda butabelalar güneş ve ay gibi semboller yardımı ile belirlenmiştir.

Karanlık dönem bitip ticaretin gelişmeye başlamasından itibaren tabelalara olan ihtiyaç ciddi oranda artmaya başladı. 1389 yılında, İngiltere Kralı 3. Richard, bira satan her işletmenin dükkanının önüne bir tabela koyması gerektiğine dair yasa çıkardı. Başta bu ''ticari'' tabelalar ürün odaklı iken, kısa bir süre sonra bu tabelalara aslan, ejderha, kalkan ve zamanının popüler sembollerinin kullanıldığı logolar eklenmiştir. Rakiplerine ayak uydurmak amacı ile tüm işletmeler tabelalarının daha özenli olması gerektiğinin farkına varmıştır.

 

Daha sonra, tabelalar daha büyük boyutta ve daha şatafatlı materyallerden yapılmaya başlanmıştır. 16. ve 17. yüzyılda tabelalar el oyması ağaç, dövme demir ve altın yaprağı gibi materyaller ile üretilerek ihtişamın zirvesini yaşamıştır. 

İnsanlar iyiden iyiye şehirlerde toplanıp şehir merkezlerinin popülasyonu ciddi bir şekilde artmaya başladıktan sonra, tabelalar tehlike arz eder oldu. Kentsel alandaki yollar dar boyuttaydı ve insanlar, sokak satıcıları, hayvanlar ve at arabaları ile doluydu. Bu nedenle tabelaların yerleştirileceği alanları ve boyutlarını denetim altına alma amacı ile bir yasa çıkarıldı. 1700'lü yıllarda, Londra ve Paris şehirlerinde günlük hayatın işleyişine engel olan tabelaların kaldırılmasına veya bina duvarına monte edilmesine dair zorlayıcı bir yasa tanıtıldı.

18. Yüzyıldan sonraki zamanda gaz lambası, endüstriyel matbaa makinesi ve elektrik gibi yeni teknolojiler modern tabelanın şekillenmesine önderlik etmeye başladı. Bu noktada işletme ve zanaatkarlar müşterilerinin dikkatlerini çekmek için yapılan tabela ürünlerinde artık çok daha fazla seçenekleri olduğunun ve bu durumda yaratıcılık kavramının ne kadar önemli bir rol oynadığının farkına varmaya başladılar.

2. Dünya Savaşı seri üretim sırasında başladı. Plastik Sanayii alanındaki gelişmeler daha büyük miktarlarda levhaların basılmasını kolay ve uygun maliyetli hale getirdi.
Değiştirilebilir (Kayan yazı gibi yalnızca harflerden oluşan ve tercihe göre içeriği değiştirilebilen) tabelaların ortaya çıkması işletmelere tek bir tabela kullanarak mesajları birbirine ekleme ve değiştirebilme imkanı sundu.

Günümüzde tabela endüstrisi yılda 50 milyon dolar iş hacmine sahip bir endüstridir. Yüzlerce basım materyali, renk ve boyuta sahiptir. Bütün değişimlere ve modern teknolojinin gelişimine rağmen bir şey sabit kalmıştır. Tabelalar halen iletişimin en etkili yöntemlerindendir. Yalnızca şu an çok daha fazla seçeneğe sahibiz!